| Bu sayfada yer alan haber
videolarını ve ham görüntülerini
DVD kalitesinde ve wathermarksız olarak Agency
Europe & Anatolia
Haber Ajansı Görüntülü Haber
Servisi'nden satın alabilirsiniz.
Tel: +90 (216) 414 49 98
ALDO 2010 İlkbahar-Yaz
Koleksiyonu...
04 Mart 2010

ALDO'nun 2010 İlkbahar-Yaz koleksiyonu
tanıltıldı. Tek bir stilin herkes ve her yer
için uygun olmacağını, bir gün
içinde bile tek bir stillin yetmeyeceği üzerine
kurulan, reklam kampanyasında Fotoğrafçı
Terry Richardson ve Kanadalı model Jessica Stam yer alıyor.
Kampanya, 80ler'in filmlerinde gördüğümüzün
tam aksine, özellikle de giyim kuşam konusunda
hiçbirimizin yürüyen klişeler olmadığını
belirtiyor. Kolejli veya punk, hanım hanımcık
veya gotik, rock veya hip-hop, artık herhangi
bir gruba bağımlı kalıp o tarz giyinmek
zorunda değiliz.

Agency Europe
& Anatolia Yine Öncü
03 Mart 2010
Kurulduğu
1993 yılından bu yana yaptığı tüm
çalışmalarda uluslar arası arenada yaşanan
gelişmeleri takip ederek öncü adımlar
atan Agency Europe & Anatolia Haber Ajansı, Türkiye
de yine bir ilke imza attı.
Agency Europe & Anatolia Haber Ajansı, uluslar
arası standartlara uyum çalışmaları
kapsamında görüntülü haber servisi
altyapısını 16:9 formatına çevirerek,
16:9 formatında görüntülü haber
servisine geçen ilk Türk haber ajansı oldu.
Konuyla ilgili olarak yazılı bir açıklama
yayınlayan Agency Europe & Anatolia Genel Yayın
Yönetmeni Abdullah Ekşioğlu, Dünya
hızla 16:9 yayın formatına doğru gidiyor.
Özellikle Türk TV yayıncılarının
bu değişime henüz katılmamış
olması süreci etkilemeyecek. Gerek TV alıcılarının
artık 16:9 formatında üretiliyor olması,
gerekse karasal sayısal yayınlar için üretilen
yeni çözümleyici yazılımların
16:9 formatına göre şekillenmesi bu değişimi
dönülmez bir istikamete soktu. Er ya da geç
tüm dünya ve ardından Türkiyede
TV yayınları, buna bağlı olarak da
görüntülü haber servisi veren haber ajansları
16:9 yayın formatına geçmek zorunda kalacaklar.
Biz bu değişimin artık kaçınılmaz
olduğunu gördüğümüz için
yeni yatırımlarla altyapımızda radikal
bir değişim gerçekleştirdik ve tüm
altyapımızı 16:9 formatında görüntülü
haber servisi verecek şekilde yeniledik.
Bu yatırımı ve değişimi
Türkiyede ilk gerçekleştiren haber ajansı
olmak gurur verici ama biz zaten ufku açık bir ekibe
sahip olduğumuz için böyle onurlara alışığız.
Çok yakın bir gelecekte diğer haber ajansları
ve TV kanallarının da bizim gibi 16:9 formatına
geçmesi kaçınılmaz. Biz öncü
kurum olarak bu değişimi gerçekleştirecek
kurumlarla tecrübelerimizi paylaşmaktan da mutluluk
duyacağız. dedi.

Yaşayan
Bahar Kampanyası Başladı...
03 Mart 2010
Havaların
ısınmasıyla Afrikadan Avrupaya
doğru göç eden Leylek, Kırlangıç,
Ebabil ve Guguk Kuşu gibi baharın habercisi kuşlar
doğaseverler tarafından gözlenmeye başlandı.
Yaşayan Bahar Kampanyası, tüm doğaseverleri
göçmen kuşların dönüşünü
kutlamaya davet ediyor. Kampanyanın Türkiye temsilcisi
Doğa Derneği, Leylek, Kırlangıç,
Ebabil ve Guguk Kuşunu gözleyerek deneyimlerinizi
www.springalive.net adresindeki Yaşayan Bahar
web sitesinde paylaşmanızı bekliyor.
Doğa Derneği Eğitim Koordinatörü
Burcu Arık, Yaşayan Bahar, Türkiye
dahil 36 ülkede uygulanan geniş katılımlı
bir kampanya. Katılmak için baharın habercisi
olarak bilinen Leylek, Kırlangıç, Ebabil
ve Guguk Kuşlarını gözlemlemek ve gözlemi
www.springalive.net adresindeki web sayfasına kaydetmek
gerekiyor.
Böylece Avrupanın en büyük kuş
gözlem etkinliğine katılabilinir. Göçmen
kuşların, uzun ve zorlu bir yolculuğun
ardından gelişlerini her yıl düzenli izleyelim
ve kutlayalım. dedi.
Burcu Arık, Kampanya aracılığıyla
gezegeni paylaştığımız kuşları
tanıtmanın yanı sıra onların göç
yolculuklarında karşılaştıkları
sorunları da dile getirmiş oluyoruz. Kuşlar
göç yolları üzerinde beslendikleri ve
üredikleri yaşam alanlarını hızla
kaybediyorlar. Yaşayan Bahar Kampanyasına katılarak
kuşların güzelliklerini ve onları korumanın
önemini tüm Avrupaya duyuralım.
dedi.

Kardelenler,
BMye örnek proje oldu...
03 Mart 2010
Kardelenler,
Birleşmiş Milletler (BM) tarafından
düzenlenen Pekin+15 etkinliği kapsamında
kadınlara fırsat eşitliği sağlayan
örnek projeler arasına alındı. Turkcellin
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği
ile birlikte 10 yıldır yürüttüğü
proje, , New Yorktaki BM Merkezinde yapılan
panelde dünyaya anlatıldı. Diyarbakırlı
Kardelen Güleser, duygulu konuşmasıyla
salonda hem hüzün, hem mutluluk rüzgârı
estirdi.
Türkiyenin lider iletişim ve
teknoloji şirketi Turkcellin Çağdaş
Yaşamı Destekleme Derneği ile birlikte 10 yıldır
yürüttüğü Kardelenler
projesi, 112 Mart tarihleri arasında New Yorkta
Birleşmiş Milletler Merkezinde düzenlenen
etkinlikler kapsamında dünyaya tanıtıldı.
Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü
Komisyonunun organize ettiği ve 1 Mart 2010 günü
yapılan Türkiyeden bir başarı
hikâyesi: Kardelenler paneline, BM Genel
Sekreter Yardımcısı Rachel N. Mayanja,
Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye
Kavaf, Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi
Büyükelçi Ertuğrul Apakan, Turkcell
Kurumsal İletişim ve İlişkilerden Sorumlu
Genel Müdür Yardımcısı Koray Öztürkler,
gazeteci-yazar Elif Şafak ve ODTÜ Uluslararası
İlişkiler 3. Sınıfta okuyan Kardelen öğrenci
Güleser Çelik konuşmacı olarak katıldı.
Türkiyenin eğitimde hedefinin, 2013 yılına
kadar kız ve erkek çocuklar için ilköğretim
ve ortaöğretimde yüzde 100 okullulaşma
oranı yakalamak olduğunu söyleyen Kadın
ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf,
şöyle devam etti: Uluslararası alanda
ve ülkemizde sayısız ödüle layık
görülen Kardelenler Projesi devlet,
sivil toplum ve özel sektör dayanışmasının
en güzel örneğidir. Türkiye başlattığı
bu eğitim seferberliği ile kamuda ve özelde
yer alan tüm kurum ve kuruluşlarıyla kendi
geleceğine sahip çıkma erdemini göstermiştir.

NURUS, I-deco
Fuarında...
02 Mart 2010

Uluslararası arenada aldığı ödüllerle
Türk Tasarımının adını
dünya çapında duyuran Nurus, 03-07 Mart
2010 tarihleri arasında CNR Expoda gerçekleşecek
i-deco İstanbul 3. Dekorasyon ve Tasarım Fuarında,
i-deas salonunda yer alacak.
Fuar süresince i-deas salonu ziyaretçileri Nurusun
çevre duyarlılığı ve geri dönüşüm
prensipleri ile üretilen ödüllü ürünlerinden
Nurus D Team tasarımı Me Too çalışma
koltuğu, Sezgin Aksu ve Silva Suardi tasarımı
U Too ofis sistemi, Alper Böler ve Ömer Ünal
tasarımı Sema sehpa ile ayrıca Ece & Oğuz
Yalın tasarımı Stone koltuğu görme
imkanı bulacaklar.

Pendorya AVMde
Kadınlar Gününe Özel Kutlama...
02 Mart 2010
Hediyeli
Bir Dünya Pendorya Alışveriş Merkezi,
8 Mart Dünya Kadınlar Gününde KEDV
ile gerçekleştirdiği işbirliğiyle
kadın girişimcilere destek oluyor.
Pendorya, 5-8 Mart arasında düzenleyeceği
etkinlikler ve sunacağı hediyelerle
Dünya Kadınlar Gününü kutluyor.
Pendorya Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri
çerçevesinde, Kadın Emeğini Değerlendirme
Vakfının (KEDV) iktisadi işletme
birimi Nahıl ile işbirliğine gitti. İşbirliği
kapsamında üreten kadına destek olmayı
amaçlayan Pendorya AVMde 5-8 Mart tarihleri arasında
kurulacak standlarda el yapımı sabunlar, hediyelik
kutular, kurabiye kavanozları, koku keseleri
gibi tamamı kadınların el emeği olan ürünler
sergilenerek satışa sunulacak. Elde edilecek gelir
ise KEDV tarafından kadın girişimcileri desteklemek
için kullanılacak.
Pasta tarifleri yarışıyor
Dünya Kadınlar Günü kapsamında Pendoryada
bir de pasta tarifleri yarışması düzenleniyor.
En beğendiği pasta tarifi ile başvuran herkesin
hediye kazandığı yarışma sonucunda
finale kalanlar tariflerini verdikleri pastaları yapacak.
Pendoryada düzenlenecek bir etkinlik ile yapılan
pastalar jüri tarafından değerlendirilecek
ve kazananlar ödüllendirilecek.

BES, 2 milyonuncu
katılımcıya plaket verdi
02 Mart 2010
Geçtiğimiz
hafta 2 milyonuncu katılımcısına Ekonomiden
Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan tarafından plaket
verilen Bireysel Emeklilik Sistemine 29 Ocak tarihinden
bu yana 15 bine yakın yeni katılımcı eklendi.
19 Şubat 2010 tarihli bireysel emeklilik sistemi verilerine
göre, katılımcıların toplam fon
tutarı 9 milyar 397 milyon 807 bin 216 TL.ye,
katılımcı sayısı ise 2 milyon 14
bin 755 kişiye ulaştı. Emekli olan katılımcı
sayısı ise 2 bin 85 oldu.
18 Şubatta sektör temsilcilerinin katılımıyla
düzenlenen basın toplantısında Ali Babacan,
OECD ülkelerinde BES alanında milli gelirin yüzde
60'ının üzerinde fon birikiminin söz
konusu olduğuna işaret etmiş ve söz konusu
oranın Türkiye'de % 10 seviyesine çıkmasının,
fon büyüklüğünün en az 100 milyar
liraya çıkması anlamına geldiğini
belirtmişti. Babacan sözlerini Türkiyede
Bireysel Emeklilik Sisteminin daha alınacak çok
yolu olduğunu söyleyerek tamamlamıştı.
Emeklilik Şirketi Katılımcı Sayısı
Katılımcıların Toplam Fon Tutarı
(TL) [1]
Aegon Emeklilik ve Hayat 56.947 87.786.654
Allianz Hayat ve Emeklilik 54.445 443.437.554
Anadolu Hayat Emeklilik 445.527 2.022.426.941
Avivasa Emeklilik ve Hayat 309.280 2.052.037.823
Deniz Emeklilik ve Hayat 4.432 16.204.660
Ergoİsviçre Emeklilik ve Hayat 11.542 20.121.562
Finans Emeklilik ve Hayat 23.966 20.161.633
Fortis Emeklilik ve Hayat 76.044 327.156.157
Garanti Emeklilik ve Hayat 402.789 1.369.887.084
Groupama Emeklilik 81.875 537.058.403
Ing Emeklilik 156.877 527.067.424
Vakıf Emeklilik 123.111 553.768.546
Yapı Kredi Emeklilik 267.920 1.420.692.774
Genel Toplam 2.014.755 9.397.807.216

Solarkentlilere
Deprem Korkusu Yok...
01 Mart 2010
Türkiyenin
geri dönüşümlü ilk ve tek konut projesi
Solarkent, depreme karşı yüksek yapı
kalitesiyle dikkat çekiyor. Zemin güvenliği
konusunda titiz önlemlerin alındığı
Solarkent, en son deprem yönetmeliklerine göre,
1.000 ton ekstra demir kullanımını gerektiren
fore kazık, radyejeneral ve tünel kalıp
sistemleri ile inşa ediliyor.
Solarkent sakinlerinin deprem korkusu olmadan yaşayacağını
belirten Aydınlı İnşaat Genel Müdür
Yardımcısı Alpay Çepni, 17 Mart
Deprem Haftası nedeniyle yaptığı açıklamada
şunları söyledi:
Birinci derece deprem bölgesinde yer alan İstanbulda
zemin etüdü yapılmış, temeli
zemin yapısına uygun şekilde tasarlanmış
ve mühendislik hizmeti almış, depreme karşı
dayanıklı konutlar inşa etmek büyük
önem taşıyor. Yüksek yapı kalitesine
sahip Solarkent, fore kazık, radyejeneral temel
ve tünel kalıp sistemleri ile inşa ediliyor.
Aslında bu bölgede, fore kazık sistemi
olmadan da inşaat yapabilirdik. Ancak Aydınlı
İnşaat olarak güvenliğe maksimum düzeyde
önem verdiğimiz ve konut sahiplerinin evlerinde
huzur ve güven duygusuyla yaşamalarını
arzu ettiğimiz için 1.000 ton demir, 8 bin m3
C25 beton, yani yaklaşık 1,2 milyon dolar
ekstra maliyet gerektiren bu sistemi uygulamaya karar verdik.

En iyi Türk
Filmini Turkcellliler Belirleyecek...
01 Mart 2010
En
İyi Film ve Turkcell İlk Film
adaylarını, Turkcellliler cep telefonlarından
oylayabilecek
Yeşilçam Ödülleri Haber Paketine
ücretsiz abone olan Turkcellliler En İyi
Film ve Turkcell İlk Film kategorileri için
oy kullanabilecek, aday filmlerin fragmanlarını
izleyebilecek ve ödül gecesine katılarak en
sevdikleri yıldızlarla tanışma şansına
sahip olabilecek.
Türkiyenin lider iletişim ve teknoloji şirketi
Turkcell, ana sponsoru olduğu 3. Yeşilçam
Ödüllerinin en iyi filmini, abonelerinin
katılımıyla belirliyor.
Yesilcam yazıp 8086ya SMS atan Turkcellliler,
aday filmlerin fragmanlarını ceplerinden izleyerek
En İyi Film ve Turkcell İlk Film
kategorilerindeki adaylara oy verebilecek, böylece
ödüllerin belirlenmesinde söz sahibi olacak.
3. Yeşilçam Ödülleri Jüri Üyeleri,
aday filmleri TÜRSAK Vakfı'nca kendilerine iletilecek
giriş kartlarıyla 5-12 Mart tarihleri arasında
Beyoğlu Sinemasında ücretsiz izleyebilecek.
Ödül Töreni 23 Martta
Turkcellin ana sponsorluğunda, TÜRSAK
Vakfı ve Beyoğlu Belediyesi işbirliğinde
gerçekleştirilen Yeşilçam Ödüllerinin
her kategorisindeki birinciler, 23 Mart 2010da Lütfi
Kırdar Kongre ve Sergi Sarayında, görkemli
bir törenle açıklanacak.
3. Yeşilçam Ödüllerinde En
İyi Film, En İyi Yönetmen,
En İyi Senaryo, En İyi Görüntü
Yönetmeni, En İyi Müzik,
En İyi Kadın Oyuncu, En İyi
Erkek Oyuncu, En İyi Yardımcı
Kadın Oyuncu, En İyi Yardımcı
Erkek Oyuncu, Genç Yetenek ve Turkcell
İlk Film kategorilerinde verilecek Yeşilçam
ödül heykelciklerinin yanı sıra, En
İyi Film ödülünün sahibi 150
bin TL, Turkcell İlk Film ödülünün
sahibi ise 30 bin TLlik para ödülüyle
desteklenecek.

Kayseri Park'ın
Akademisinden 850 Kişi Mezun Oldu...
01 Mart 2010
Kayseri
Park Alışveriş ve Yaşam Merkezi'nin
dört yıl önce hayata geçirdiği Eğitim
Park'ından bugüne kadar 850 kişi yararlandı.
Eğitim Park'ına, Kayseri Park'ın
yönetiminde çalışan personelle, mağaza
elemanları ücretsiz olarak katılabiliyor. Katılımcılara
satış ve pazarlama konusunda eğitim verilirken,
müşterilerle de çalışmaları
yerinde denetleniyor
Perakende sektöründe kendi elamanlarını
yetiştirenler kervanına Kayseri Park Alışveriş
ve Yaşam Merkezi de katıldı. Kayseri Park Alışveriş
Merkezi'nin dört yıl önce hayata geçirdiği
Eğitim Park'ından bugüne kadar 850 kişi
yararlandı. Eğitim Park'ı, Kayseri
Park'ın yönetiminde çalışan personelle,
mağaza elemanlarını kapsıyor. Tamamen
ücretsiz olan eğitim çalışmalarına
her yıl ortalama 200 kişi katılıyor. Eğitim
Park'ına katılan personele konusunda uzman eğitimcilerden
satış ve pazarlama alanında teorik eğitim
verildiğini belirten Kayseri Park Genel Müdürü
Muhsin Ekoç, "Ayrıca meçhul müşteriler
gönderilerek satış alanlarında bizzat
uygulamalı olarak çalışanlar denetleniyor
ve not veriliyor" dedi. Eğitim Park projesi çerçevesinde
bu güne kadar toplam 850 kişiye eğitim verdiğini
söyleyen Erkoç, "Eğitim Park projesinden
yararlananların genel yaş dağılımı
25-40, eğitim düzeylerine bakıldığındaysa
yüzde 80'i lisans mezunu, yüzde 20'siyse
lise mezunlarından oluşuyor. Bu eğitimden başarıyla
geçenlerin bulundukları işyerlerinde terfi
aldıklarını da görüyoruz" diye
konuştu.

Huawei Türkiye Ar-Ge
Merkezi açıldı...
27/02/2010
Her
yıl, gelirlerinin %10undan fazlasını
Ar-Ge yatırımı olarak değerlendiren ve
dünya çapında Ar-Ge ve inovasyon merkezleri
bulunan Huawei, 15. Ar-Ge merkezini 27 Şubat 2010
tarihinde İstanbulda açtı.
Yeni nesil telekomünikasyon çözümleri
alanında dünya lideri Huawei, Türkiye Ar-Ge
Merkezini 27 Şubat 2010 tarihinde İstanbul-Ümraniyede
açtı. Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi açılışı,
T.C. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım,
Çin Halk Cumhuriyeti Büyükelçisi H.E.
Gong Xiaosheng, Bilgi Teknolojileri ve İletişim
Kurumu Başkanı Dr. Tayfun Acarer ve Huawei yöneticilerinin
katılımıyla gerçekleşti.
Türkiye faaliyetlerine 2002 yılında başlayan
Huaweiin bugün 500ün üzerinde çalışanı
bulunuyor. Huawei, 3 yıl içinde 350si
Ar-Ge Merkezinde, 150si Teknik Destek Merkezinde
olmak üzere toplam 500 Türk mühendise iş
imkanı sağlamayı planlıyor.
Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezinde yerel ve uluslararası
pazarların telekomünikasyon ihtiyaçlarına
yönelik ileri teknoloji ürün ve hizmetlerin
geliştirilmesi amaçlanıyor. Bunlar arasında,
katma değerli servisler, ücretlendirme ve faturalandırma,
çağrı merkezi ve müşteri ilişkileri
yönetimi gibi ürün ve hizmetler yer alıyor.
Ayrıca, yazılım ürünleri,
kablosuz teknolojiler (2G/3G/4G) ve ALL-IP, sabit
mobil yakınsama (FMC), yeni nesil şebekeler
(NGN) alanlarında analiz ve araştırmalar,
ürün planlama, optimizasyon, performans
iyileştirme ve pazar adaptasyonu uygulamalarının
yürütülmesi planlanıyor.
Açılış töreninde konuşan Huawei
Global Başkan Yardımcısı Jiang Yafei,
Türkiye'deki Ar-Ge Merkezi ile güçlü
ve yenilikçi bir takım olacağız ve global
telekomünikasyon sektörünün başarılı
geleceği için birlikte büyüyeceğiz.
Önümüzdeki dönemde, operatör,
müşteri ve kurumsal projeler odaklı çalışan
350den fazla Türk Ar-Ge mühendis ekibinin
oluşturulması için 50 milyon doların üzerinde
yatırım yapacağız dedi.
Türkiyedeki Ar-Ge çalışmalarını
değerlendiren Huawei Yazılım Başkan Yardımcısı
Huang Jian ise Türkiyenin kaliteli Ar-Ge
kaynakları ile Avrupa, Asya ve Afrikayı
birleştiren coğrafi konumunu kullanarak, Ar-Ge
uzmanlığımızı en iyi şekilde
sunmayı, sürekli gelişen Ar-Ge stratejimizi
uygulamayı, müşterilerimize daha iyi hizmet
ve ürünleri zamanında sağlamayı ve
Türkiye'deki bilgi ve iletişim teknolojileri
sektörünün gelişimini teşvik etmeyi
hedefliyoruz. Türkiyede kurduğumuz Ar-Ge merkezimizin,
müşterilerimiz, bilgi ve iletişim teknolojileri
sektörü ve Huawei için karşılıklı
faydalar yaratacağına inanıyoruz dedi.
Bugün ABD, Almanya, Çin,
Hindistan, İsveç ve Türkiye olmak üzere
dünya çapında 15 Ar-Ge ve 20 inovasyon merkezi
bulunan Huawei, çalışanlarının
yaklaşık %46sını Ar-Ge çalışmalarına
katıyor. Her yıl gelirlerinin %10dan fazlasını
Ar-Ge yatırımı olarak değerlendiren Huawei,
bu alanda faaliyet gösterdiği ülkelere istihdam
sağlayarak da katkıda bulunuyor.

AIRTIESdan Dokunmatik
Kablosuz Ağ...
19/01/2010
AirTiesın
yeni teknolojisi AirTouch, kablosuz ağlarda
en sık karşılaşılan problemlere son
veriyor. Türkiyedeki kablosuz ağ kullanıcılarının
destek almak zorunda kaldıkları konuların başında
gelen ağ güvenliği ve kapsama alanı,
AirTouch teknolojisi ile otomatikleşiyor.
Böylece güvenli bir şekilde internet ağı
kurmak için, karmaşık işlemlerle uğraşmak
da tarih oluyor.
Tek tuşla kurulum ve kullanım kolaylığı
sağlayan bu teknoloji ile ortamdaki tüm kablosuz
cihazlar da kolaylıkla ağa bağlanabiliyor.
Çok katlı ve geniş yapılarda ağ genişletmek
için de profesyonel teknik desteğe gerek kalmıyor.
AirTouch teknolojisine sahip erişim noktaları ile
yalnızca tek tuşa basarak, kablosuz ağın
etki alanını istediğiniz kadar genişletebiliyorsunuz.
İnternet teknolojisi geliştikçe kullanıcıların
da önceliklerinde değişim başladı.
Geçmişte ADSL kurulumu ile ilgili problemlere yönelik
çağrı merkezlerini arayan kullanıcılar
için, artık güvenlik ve kapsama alanı
ilk sıralarda yer alıyor. Ağını en
güvenli yöntemle korumak isteyen veya ağın
kapsama alanını genişletmek isteyen kullanıcılar
karmaşık işlemler için uzun zaman ayırmak
zorunda kalıyor.
AirTies kablosuz ağ kurulumunu kolaylaştıran
yazılımına rağmen, son üç
yılda özellikle şifreleme ve kapsama alanı
sorunları ile ilgili 100.000e yakın çağrı
aldı. Bu ihtiyaca çözüm için geliştirilen
AirTouch teknolojisi, İnternet kullanıcılarının
kablosuz ağlarını tek tuşa basarak kolay
ve güvenli bir şekilde kurmalarını,
yönetmelerini ve genişletmelerini sağlıyor.
Bu konuda hiçbir bilgisi olmayan bir kullanıcı,
modemini kendi kendine kurup, ağını oluşturabiliyor.
Bu yeni teknoloji aynı zamanda notebook, , AirTies
harici disk sunucusu ve AirTies set-top-box ürünleri
gibi kablosuz cihazları tek tuşa basarak ağa
bağlama kolaylığı da sunuyor. Tüm
güvenlik ve kurulum ayarlarının otomatik gerçekleşmesini
sağlayan teknoloji ile ağa bağlamak istenen
cihazı seçip, modem üzerindeki tuşa
basmak yeterli oluyor. Sistem, güvenli bağlantı
için de önemli bir avantaj yaratıyor. WPS (Wi-Fi
Protected Setup) standardını kullanan ve Windows
7 işletim sistemi ile uyumlu olan AirTouch teknolojisine
sahip ürünler, kısa süre sonra raflarda
yerini almaya başlayacak.
MESH İLE AĞINIZI GENİŞLETMEK
ARTIK ÇOK KOLAY
AirTouch teknolojisi, evinde veya ofisindeki kablosuz
ağın etki alanını genişletmek isteyen
İnternet kullanıcılarına da büyük
kolaylık sağlıyor. AirTiesın geliştirdiği
Mesh teknolojisi, özellikle çok katlı yapılarda
görülen kablosuz sinyal zayıflama problemlerini
ortadan kaldırıyor. Kablosuz sinyalinin zayıfladığı
yerlere yerleştirilen AirTouch teknolojisine sahip erişim
noktaları sayesinde ağın etki alanı istenen
ölçüde genişletilebiliyor. Üstelik
AirTouch teknolojisinde tüm ayarlar ve protokoller otomatik
olarak diğer cihazlara aktarıldığı
için, kurulum çok kolay hale geliyor. Yapmanız
gereken tek şey, erişim noktası üzerindeki
tuşa basmak
AirTouch ve Mesh teknolojileri sayesinde
ev veya iş yerlerinde her yerden, yüksek performanslı
ve hızlı kablosuz iletişim sağlanabiliyor.
KABLOSUZ AĞ KENDİ KENDİNE YAŞIYOR
AirTouch teknolojisi ile ağınızı genişletirken
yalnızca kurulum aşamasında modem ve erişim
noktalarındaki tuşlara basmak gerekiyor. İlerleyen
dönemde ağ ile ilgili şifre, kanal ve kablosuz
ağ adı (SSID) ile ilgili değişiklikler
söz konusu olduğunda modem üzerinde yapılan
tüm ayarlar erişim noktalarınca otomatik olarak
algılanıyor. Böylece kablosuz ağ bir anlamda
kendi kendini yönetiyor.
ŞİFRE UNUTMAYA SON
AirTouch teknolojisi, ağ için en güvenli
şifreleme yöntemini seçiyor ve şifre oluşturmasını
da otomatik olarak yapıyor. Bu sayede şifre girmeye
gerek kalmıyor. Kablosuz ağlarda en sık rastlanan
güvenlik problemlerinden biri, şifrenin çok
basit ve tahmin edilebilir şekilde tanımlanması
(Örn: 1234567890). AirTouch teknolojisi ile
20 karakterden oluşan karmaşık bir kablosuz
ağ şifresi otomatik olarak oluşturuluyor. Ağ
en güvenli şifre ile korunurken, onları
ezberleme ya da kaydetme zorunluluğu da ortadan kalkıyor.
AirTouch ile sisteme dahil olan tüm kablosuz cihazlar
modem tarafından algılanarak, gerekli ayarları
ve şifreleri otomatik olarak yapılandırılıyor.
KÜÇÜK İŞLETMELERDE MALİYET
AVANTAJI
AirTouch son kullanıcıların yanı sıra,
otel, restoran, kafe, hastane, kampus gibi
geniş alana yayılan kurumlarda kablosuz ağ
kurulumu ve genişletilmesinde çok büyük
kullanım kolaylığı sağlıyor.
AirTouch teknolojisi ile kablo çekme ihtiyacı ortadan
kalkıyor, böylece maliyet avantajı oluşuyor.
AirTies CEOsu Bülent Çelebi, konuyla
ilgili açıklamasında, AirToch teknolojisi
ile kablosuz yaşam vizyonu doğrultusunda bir adım
daha attıklarını belirterek şöyle
devam etti: Yeni teknolojimizle kablosuz ağ
oluşturmak çok basit bir işlem haline geliyor.
Özellikle çok katlı binalarda kurulacak ağlar
için kablolama gerekmemesi büyük bir kullanım
kolaylığı yaratacak, aynı zamanda
kablolardan oluşan görüntü kirliliği
de önlenecek. Mesh teknolojimiz, betonarme binalarda
yaşanan sinyal zayıflamasını problemini
ortadan kaldırıyor. AirTouch teknolojisi Mesh ile
tam entegre bir çözüm
Kullanıcıların
kendi kendilerine kablosuz ağ genişletmesini ve
yönetmesini sağlayan AirTouch teknolojisi Türk
mühendislerinin bir başarısı... Tüm
internet kullanıcıları için fayda sağlayacak
bu teknoloji için patent başvurumuzu da yaptık.
MEVCUT KULLANICILAR DA YARARLANACAK
Tüm teknoloji marketlerde ve AirTies bayilerinde satışa
sunulacak olan AirTouch teknolojisi AirTiesin Air 4450,
Air5450 ürünlerinde yer alıyor.

Vestel, dijital yayıncılıkta
dünya liderliğine oynuyor
15/Ocak/2010
Vestel,
yeni nesil dijital yayıncılık teknolojisi DVB-T2
için BBCnin İngilterede yaptığı
tanıtımda en başarılı cihaz demolarından
birini gerçekleştirdi. Vestel Elektronik Ar-Geden
Sorumlu İcra Kurulu Üyesi İhsaner Alkım,
Avrupanın en büyük set üstü
kutu üreticisi Vestel, dünyada ilk kez İngilterede
başlayan DVB-T2 uygulamasında lider üretici
olmaya aday dedi.
Vestel, dijital yayıncılık teknolojisinin
en son buluşu DVB-T2 deneme yayınlarını
resmi olarak başlatmak için BBCnin İngilterede
düzenlediği ve 4 şirketin katıldığı
organizasyonda ürünlerini tanıtan tek Türk
şirketi oldu. Vestel Elektronik Ar-Geden Sorumlu
İcra Kurulu Üyesi İhsaner Alkım, DVB-T2
teknolojili Vestel set üstü kutuların BBCden
tam puan aldığını belirterek Dünyada
DVB-T2 teknolojisini sergileyen ilk üreticilerin arasında
bir Türk şirketi olarak yer almamız büyük
gurur kaynağı diye konuştu.
İhsaner Alkım, İngiltereden başlayarak
dünyaya yayılması beklenen yeni nesil dijital
yayıncılık teknolojisi DVB-T2 için 2010un
ilk çeyreğinde set üstü kutu, ikinci
çeyreğinde ise televizyon üretimine başlayacaklarını
açıkladı. Alkım, Set üstü
kutumuz İngilterede DVB-T2 uyumluluğu sertifikasını
alan ilk kutu oldu. Bu da gösteriyor ki, dünya
pazarlarına DVB-T2 set üstü kutu sunan ilk
şirket Vestel olacak. Bu sayede, DVB-T2 yayını
alabilen cihazların üretiminde dünya lideri
olmayı ve İngilterede yüzde 50 pazar
payı almayı hedefliyoruz dedi.
Özgün yazılım ve tasarım
Vestele pazar liderliği getirdi
1999dan bu yana set üstü kutu
Ar-Ge çalışmaları yürüten Vestel,
2001de satın aldığı İngiliz
yazılım firması Cabot ile iddiasını
pekiştirdi. Bu alandaki Ar-Ge için 130 kişilik
mühendis kadrosuyla çalışan Vestel,
bugüne kadar 50 milyona yakın set üstü
kutu üretti. Vestelin Avrupanın en büyük
set üstü kutu üreticisi olduğunun altını
çizen İhsaner Alkım, Türkiyede
ve Avrupada faaliyet gösteren set üstü
kutu üreticilerinden farklı olarak kendi yazılımlarımızı
ve tasarımlarımızı geliştirip üretiyoruz.
Bu da, pazar liderliği olarak bize geri dönüyor
dedi. Vestel, Ar-Ge çalışmalarının
sonucu olarak son 10 yılda İngilterenin ilk
OEM Mheg5li DVB-T set üstü kutusu ve Avrupanın
ilk Divx çalan DVD playerı gibi ürünleri
de rakiplerinden önce pazara sundu.
Vestel, satışlarının büyük
bölümünü İngiltere, Fransa,
İtalya, Almanya, İspanya gibi gelişmiş
pazarlara yapıyor. Oldukça geniş bir ürün
yelpazesine sahip olan Vestel, karasal (DVB-T),
uydu (DVB-S/S2), kablo (DVB-C) ve IP olmak
üzere tüm alanlarda set üstü kutu üretimi
gerçekleştiriyor. Bunların yanında iç
piyasada Digiturk, İngilterede TopupTV ve Avusturyada
ORF gibi operatörlere de ürünler tasarlayıp
üretiyor. Ayrıca 2010 yılında müşteri
portföyüne yeni operatörler eklemek için
çalışmalarını sürdürüyor.
Vestel, PVRlı (kişisel video kayıt
edicili) set üstü kutu ürünlerinde
İngilterenin pazar lideri konumunda bulunuyor.
Karasal yayıncılığın geliştiği
Avustralya, İsrail gibi ülkelere de set üstü
kutu satışı yapan Vestel, 2010da
İran ve Güney Afrika gibi yeni pazarlara girmeyi
hedefliyor.
Vestel, 10 yılı aşkın süredir
devam ettirdiği set üstü kutu Ar-Ge faaliyetlerini,
son yıllarda televizyon Ar-Gesindeki çalışmalarla
birleştirilerek toplam 500ü aşkın
mühendisin dijital teknolojiler üzerine projeler
geliştirdiği bir Ar-Ge merkezi haline geldi. Vestel
bu sayede, set üstü kutu tarafında geliştirdiği
DVB-T2 gibi teknolojileri çok kısa süre içinde
televizyona da aktarabiliyor. Bu ve benzeri teknolojilerin
hızla hayata geçirilmesi sonucu Vestel, Avrupa
televizyon pazarındaki payını hızla artırarak
ikinci sıraya yükseldi.
Vestel Türk Telekoma IPTV kutusu üretiyor
Set üstü kutu üretiminde Avrupanın
yanı sıra Türkiyenin lider kurumları
tarafından da tercih edilen Vestel, Türk Telekomun
önümüzdeki günlerde hayata geçirmeyi
planladığı IPTV yayınları için
gereken IP tabanlı kullanıcı kutularının
ana üreticisi oldu. İnternet üzerinden yayının
sağlandığı ve kullanıcıya izleyeceği
yayını seçme özgürlüğü
sunan bu sistemle TTNETin IPTV abonesi olan herkesin
evinde Vestel marka kullanıcı kutusu bulunacak.
Vestel, 2010 yılı içinde TTNET için
100 bin adet set üstü kutu üretmeyi planlıyor.
|